5 Ekim 2010 Salı

Hastanede

O gün hastaneye ziyarete gitmiştim. Hastaların biri geliyor diğeri gidiyor. Hemşireler doktorlar canlarından bezmişler. Hep böylemi Allah kolaylık versin dedim. Hemşire yok bazen komik şeylerde oluyor dedi ve anlatmaya başladı.
Bir gün acile zehirlenmiş bir şeklide bir adam gelmiş. Doktorlar neden bu hale geldi ne içti diye yakınlarına sorarlar onlarda 'Ağzına sinek kaçtı ondan çok tiksindi ve ağzına RAİD sıktı' derler. Doktor gülmekten kendini alamaz . Bunca sitresin içinde tebessüm ederek işini yapmaya koyulur. Tüm Müdahaleler yapılır. Adam kendine gelir . Kendine gelir gelmez sorduğu ilk soru 'Sinek öldümü'.olur.

Sınıf gaflarım

Derse girdiğimde sınıf almış başını gidiyordu. Herkes ayakta erkekler kavga ediyor kızlar bağırışıyordu . Öyle sinirlendim ki öfkeyle 'susun ve herkes yerine otursun 'dedim. Sonra bende öğretmen masasına doğru gittim.Baktım öğretmen sandalyesi yerinden fırlamış oturacak yeri yok yerlerde geziyor. Sınıfa döndüm ve aynen' hangi ayı bunu yaptı ,bu sandalyeyi kırdı' dedim. Sınıf hep birden
' Fen bilgisi öğretmenimiz hocam' dediler.
İşte o an benim bittiğim andı.
Sadece dudaklarımı dişlerimin içine alıp içimden kahkaha attım.

25 Ağustos 2010 Çarşamba

Türk Börek Vakfı Ahmet Ermiş Pastanesi...

Arkadaşım ile birlikte arabayla o zamanlar oturduğum semt olan Bahçelievlere gelirken. Türk Böbrek Vakfı Ahmet Ermiş Hastanesi önünden geçerken bir itirafta bulundu çocukluk yılların da bu tabelayı (Türk Böbrek Vakfı Ahmet Ermiş Hastanesi) ne zaman görse hep Türk Börek Vakfı Ahmet Ermiş Pastanesi diye okurmuş. :))

24 Ağustos 2010 Salı

Bana Sor


Dün yeğenlerimle birlikte Sultanahmet meydanındaki 1001 icatlar çadırından çıkmış Eminönüne inerken yeğenlerimden biri mavi tişörtlü ve üzerinde "ask me" yazısı olan genç rehber arkadaşları görür ve
-"ask me" ne demek anne diye sorar ve annesi
-"Bana sor" der.Yeğenim yine sorusunu tekrar eder ve annesi
-"Bana sor, bana sor" diye yineler.
Yeğenimde zaten sana soruyorum anne ne demek der ve bizi bitirdiği an olur.

22 Ağustos 2010 Pazar

Dozer Yıkıcak Onu:)

Yeğenim henüz 3 yaşlarındayken, beraber oturuyorduk. O resim yapıyordu.
Yamuk bir ev çizmiş olduğunu gördüm. Oğlum bu ev neden yamuk diye sorduğumda verdiği cevap koparttı beni.. biraz dan dozer yıkıcak onu:))

19 Ağustos 2010 Perşembe

Dil beyinden önce geliyo:)

Çok sevdiğim bir arkadaşım özel sağlık sigortası satığı bir dönemde bir müşteriden randevu alır. Ertesi gün bir elemanını da yanına alarak görüşmeye giderler.Bu çok sevdiğim arkadaşımın eşi de aynı zamanda bir firmada kırıcı diye adlandırılan ve asfalt çalışmalarında kullanılan vibrasyon aleti pazarlamaktadır. Tesadüf budur ki görüşmeye gidilen kişinin de işi inşaatçılıktır.
Buluşma gerçekleşir ve çaylar içilirken ve sağlık sigortası pazarlanırken bizim akıllı arkadaşımız eşine de iş çıkartmak adına hemen konuya girer ve şöyle bir cümle kurar ''siz inşaat işleri yapıyorsunuz,benim eşim vibratör aleti satıyor,titreşimi delici,ince uçlusu var, kalın uçlu olanı var,sizi hemen tanıştırabilirim,hatta durun hemen telefon açayım der.
O an diğer elemanın ve patronun bittiği andır.

17 Ağustos 2010 Salı

Siz gülün diye...

Bir haftasonu birkaç arkadaş melen çayında rafting yapmak için bir tura katıldık.sabah erken saatte yollara kayulduk işte gittiğimiz yerde kahvaltı derken rafting kıyafetlerini giyindik ve rehberimiz bizi bir botun etrafında topladı yaklaşık 40-45 kişilik bir gruptuk ve raftinge başlamadan önce bizi bilgilendirmek adına neler yapmamız gerektiğini anlatmaya başladı ve aramızdanda kendine bir kurban seçmeye başlamıştıki gözüne hemen arkadaşımızı kestirdi ve onu bottan aşağıya attı (tabi bunlar henüz biz karada iken) işte böyle suyun içine düştüğünüzde yapmanız gerekenler diye başladı anlatmaya bu arada bizim kurban arkadaş bunların hepsini suyun içinde mi yapacaz dedi ve rehber evet hepsini suda yapacaksın üstelik şimdi sana dediklerimde dahil dedi ve elindeki ipi arkadaşa fırlattı (tabi bunlar suda boğulmakta olan bir kişiye yapılan kurtarma hareketleri suda boğulma gel benim ipim de boğul der gibi) ve bunu öncelikle boynuna dolayacaksın sonrada bileklerinden bir kaç kez dolandıracaksın dedi ve bizim arkadaş gayet ciddi bir şekilde bunların hepsini uyguladı ve hepsinide suyun içinde gerçekleştirdi en son olarak rehber sakın bu ip kısmını suyun içinde gerçekleştirme diyerek son noktayı koydu derken bu seçilmiş arkadaşımız "aslında ben bunların hepsini siz gülün diye yapmıştım." diyerek bizi kopardı

16 Ağustos 2010 Pazartesi

Olmadığımı hayal et!

Birkaç gün önce ablam, 6 yaşındaki yeğenim ile birlikte bize geldi. Bunaltıcı sıcaklardan herkes biraz serin bir yer bulsam da kendimi atsam diye sağa sola kaçıyor, ufaklık da enerji dolu, oraya buraya koşup duruyordu. Bir yandan da abimin 14 yaşındaki oğlunun peşinde koşturuyordu. O da balkona gidip kitap okumaya başlamıştı. Ufaklık da yanına gitti.(Ufaklık dediğime bakmayın. O, atomlarının etrafında, standardın üzerinde elektron dönen çocuklardan.)

Kitap kurdu, hem sıcaktan hem de ufaklığın peşinde koşturmasından ve dikkatini dağıtmasından sıkılmış olacak ki “İçeri git ya, içeri git” demeye başladı. Onun bulduğu çözüm ise bitirdi beni.

“Olmadığımı hayal eeet!”

Bu sefer hıyar ben olucam..

Arkadaşlardan birinde akşam partisindeyiz.. Oradan buradan tanış bir gurup var

Tabu oynuyoruz ama aramızda bilmeyenlerde var.. neyse sayı eşitsizliğinden ve bilmeyenlerde öğrensin amaçlı bir fasulye seçtik her iki grupta da oynuyor. Oyun biter ve kazanan gurup mutludur kaybedenler arasından bir bayan arkadaş fasulye olan jokere imrendi sanırım. ortada sürekli oynama şansı olup kaybedenlerden olma durumu da olmadığından olsa gerek ki tekrar oyun açma sözleri şöyleydi:

"Hadi tekrar oynayalım ama bu sefer hıyar ben olucam.. Yoksa oynamam"

Diğerlerinden el cevap: "Ok. Biz sana mani olmayalım sen hıyar ol biz seyrederiz.."

Tabi ki yarım saatlik bir kopuştan sonra ikinci el olamadı.. :))

12 Ağustos 2010 Perşembe

Mail gönderemiyorum...

Teknoloji firması çalışanlarının bazılarının teknolojiden inanılmaz uzak olabileceğini hiç hayal edebiliyormusunuz? Geçenlerde başımıza gelen olay şöyledir. Genel Müdür ümüz olan hanımefendi tatile gider ve hotelden bizleri (bilgi işlemi) arar. Ben yerimde olmadığım için yeni işe başlamış arkadaşımız(1 ay olmuş) teli açar ve mail alıp gönderemiyorum ne yapmalıyım sorusuyla muhatap olur. O da wireless bağlantısı üzerinde bağlı yazdığı halde neden mail alıp gönderemediğine anlam veremez ve arkadaşım gelsin onunla durumu paylaşayım size geri dönelim der. Olayı bana anlattığında internet bağlantısı yoktur.Kontrol ettirdin mi diye sordum? O da koskoca teknoloji şirketinin genel müdürüne bunu sormam ayıp olur diye sormadım der.O arada telim çalar arayan genel müdürümüzdür.Hala mail alıp gönderemiyorum ne yapacağım dediğinde bende bir adres versem browser a girebilirmisiniz dedim oda sayfa görüntülenemiyor hatası aldığını iletti internet bağlantısı olmadığı ve hotel yönetimiyle görüşmesini rica ettim. Wireless bağlı yazdığı halde nasıl böyle birşey olabiliyor? diye sordu.Wireless bağlantı ile modeme bağlandığının internet olmasada network bağlantılarda kullanılabildiğini izah etmeye çalıştım.Teşekkür etti teli kapattık. Arkadaşım hayretle telefon konuşmamızı dinleyip böyle olabileceği hiç aklıma gelmedi diyebildi. (Sonuçta hotelde 2. wireless bağlantısı varmış onunla internete çıkıp mail alışverişi yapabildi.)

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Cansız Manken

Bir zamanlar bilirsiniz cansız manken (gerçek insandan mankenler ama cansız taklidi yapıyorlar) furyası vardı. İşte o zamanlardan birinde market açılışı vardı kapıda o mankenlerden biri parfüm tanıtımı yapıyordu. Cansız şekilde elinde parfümle duruyordu. Arkadaşlarla önünden geçiyorduk. Bayağı bir gittik birde farkettik ki arkadaşımızın bir tanesi cansız mankenin elindeki parfüm şişesini adamın parmağını şiddetle bastırmaya çalırken bulduk en sonun başarmıştı parfümden koku çıkarmaya sonra yürümeye devam ettiğimizde bize demezmi adamın parmağı kımıldadı biz koptuk:))

Artistik yapıyordum abi!

Yağan kar yolda yayalar kadar araçlara da zor dakikalar yaşatıyordu. Böyle karlı bir akşamüzeri kalabalık bir minibüsteyim. Şoför daha yeni ...