12 Ekim 2010 Salı

Cv

Çalıştığım şirkette bünyemize yeni arkadaşlar katmaya yönetim olarak karar vermiştik. Bende CV'leri değerlendirip uygun olanları mülakata çağırıyordum. Cumartesi günü sabah saatlerinde bir iki kişiyi mülakat için çağırmıştım. Elimde bir sürü CV olduğundan hepsini yanıma alarak akşam bir gözden geçirmek istemiştim bu yüzden CV'ler benimle birlikte eve geldiler. Geç saate kadar onları inceledim. Sabah alelacele evden çıkınca haliyle CV'leri evde unuttum. Mülakata gelen beyfendi ile selamlaştıktan sonra beni mazur görmesini kendisinden rica ederek "dün geceki çalışmalarımın sonucu CV'leri evimde unuttuğumu" anlattıktan sonra kendisinde "yedek CV olup olmadığını" sordum. Varsa alıp fotokopisini çekeceğimi söyledim Gayet güleç yüzlü biriydi kendisinde "fazladan iki adet" bulunduğunu söyleyerek. Çantasından çıkarttığı bir CV'yi bana uzattı.

Ben CVyi incelemeye başlıyorum. Mehmet .... adına düzenlenmiş biraz kabarık bir CV.
Kendisine şirketimizin politikasından bahsediyordum. Bu arada iş hakkında bilgi vermeyi ihmal etmiyorum. Derken aramızda geçen diyalog beni bitiriyor.

"Mehmet Bey yurtdışında pazarlama okumuşsunuz gayet iyi." diyorum. Arkadaş bana biraz bön bön baktıktan sonra
"hımm" diyor.
"CV de doğum yeri yazmamışsınız. liseyi Ankara'da okumuşsunuz. Ankaralı mısınız?" diye soruyorum.
"Öylemi yazmışım hımm. Değilim" diyor bana şaşkın şaşkın bakmaya devam ediyor. Ben tuhaf bir şeyler seziyorum ama aklıma gelen tüm saçma fikirleri bertaraf ederek mülakata devam ediyorum.
"Askerliğinizi nerede yaptınız?" diye soruyorum
"Henüz yapmadım." cevabını alınca nezaketi elden bırakmadan hafiften gülümseyerek,
"Ancak burada komanda olarak yaptığınız yazıyor" diyorum. Mehmet Bey ayağa kalkarak masamın kenarına gelmeye yelteniyor. Ben zahmet etmesin diye CV'yi ona uzatıyorum.
"Ama bu CV benim değil ki!" diyor uzattığım CV'ye bakarak.
"Sizden aldığım CV bu" diyorum.
"Zaten benim adım da Mehmet değil, Bu kimin CV'si bilmiyorum." dediğinde benim koptuğum an oluyor. Yaklaşık olarak 10 dakika boyunca kendisine "Mehmet Bey" diye hitap edip asla yapmadığı öz geçmişi hakkında sorular sormama rağmen bana yanlış bir CV vermiş olabileceği hiç aklına gelmemiş olan, adının Mehmet olmadığını öğrendiğim kişiye bakıyorum. Bu arada içimden şaşkınlığın ve acziyetin ne boyutlara gelebileceğini düşünüyorum.

4 yorum:

  1. Bende Ahmet im ama yazarken Murat diye, okurken Kemal diye, seslenirken Taner diye düzeltmeye çalışırken Keslan diye sesleniyorlar... Koparan Paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Kes lan hımm bu da ilginçmiş!!!
    Neyi keseyim diye sormuyorsunuz umarım

    YanıtlaSil
  3. ben ayşe ama siz selin deyin arkadaşlar kerime diyor annem sümbül de der aslında dedem fikriye koymak istemiş o fikriye der annanem söyleyemediği için fatoş diyor.. babam kısalttı gül diye çağırıyor..
    ımmm nerede kalmıştık eğitim mi??

    YanıtlaSil
  4. enterasan bi dialog

    YanıtlaSil